&&.. Bir İstanbul Sevdası ( Zayi İlanı ) ..&&
&&.. Bir İstanbul Sevdası ( Zayi İlanı ) ..&&

Bilinmezliğe girmişim,
Bilinmez bir günün bilinmez bir sabahında…
Umutla çıkmıştım yola,
Yolun sonu, yüreğimin adresine çıkıyordu çünkü…
Yolum İstanbul'a sözde,
İstanbul nerde, ben nerde…
Bilmeden, bilmediğin bir yola çıkarsan,
Bilmediğin bir köşe başında kaybolursun…
Bunu da ancak kaybolduğunda anlarsın…
Ben anlamıştım ama ne fayda,
Sevdalanmıştım…
Kaybolmuştum…
Kaybolmak sorun olur muydu?
Sonu sevdaya çıkıyorsa yolun…
Olmazdı…
Olmamalıydı tabiî ki…
Bende de olmamıştı zaten…
Heyhat…
Açın kapılarını yüreğimin,
Zindanlarını özgür bırakın…
Gönlü bir yola kaymış,
Umutlanmak, uçmak istiyor…
Yeniden bir Fetih, yeniden bir tarih diyor…
"O"
Evrende İstanbul turuna çıkıyor…
Dipsiz kuyuya düşmüş çakıl misali oldum bir anda,
Gitmeden varmıştım İstanbul'a…
İstanbul Fetihlerin şehri,
Korkularımın odak noktası aynı zamanda…
Nasıl tutulur bohçasından,
Nasıl aralanır kapısı…
Nasıl karşılar beni…
Sever mi acaba…
Basar mı bağrına…
"Hoş Geldin" der mi?
Bekler mi acaba, benim onu özlediğim gibi "O"da beni…
Görülmeden hiç sevilir mi bir yüz,
Bir endam, bir çehre, bir duruş, bir uyanış…
Hadi kalk..!!!
Oturarak uyanmaz tarih…
Yazılmaz kalem, durduğu yerde…
Yüreğinde bir ses titremekte
hissediyorsun…
Bu ses İstanbul'un sesi biliyorsun…
Şimdi zaman yüreğini dinleme zamanı…
Orda tarih yazılacak...
O tarih seni anacak…
Seni "O"rada
"İstanbul"da,
Yürekli bekleyen biri olacak…
Mehmet Erdem
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!


ArZuZuM' un Bloguna Hoş Geldiniz...

